Biruya

Biruya Haber Portalı


00:12, 28 Haziran 2015 Pazar
Aile içinde hak ve adalet kavramları

Aile içinde hak ve adalet kavramları

Adalet, insanlar arasında hiç bir ayrım yapmadan hüküm etmeyi, insanların hakkını korumayı, zulme asla rıza göstermemeyi, zalime karşı mazlumun yanında olmayı, ihtiyaç içinde olanlara yardım eli uzatmayı kapsayan bir erdemdir




Bir toplumda değerlerin sarsılması veya yozlaşması bireylerin sağlıklı gelişimini olumsuz etkiliyor. Hangi amaçla yaşadığını bilmeyen, varlığına bir anlam yükleyemeyen bireylerde sıkıntı, stres, huzursuzluk gibi durumların oluşması ve bunların etkisi ile ruhsal sorunların ortaya çıkması muhtemeldir. Bedensel sağlığı yerinde olmayan bireylerin mutsuzluğu ve topluma yük olması ne kadar önemli ise ruhsal sağlığı yerinde olmayan bireylerin mutsuzluğu ve topluma olumsuz etkisi de o kadar önemlidir ve hatta daha da olumsuz sonuçları olabilir. Bu sebeple değerler eğitimi bireylerin iç huzuru ve toplumun da barışı için gerekli bir eğitimdir.

Adalet, insanlar arasında hiç bir ayrım yapmadan hüküm etmeyi, insanların hakkını korumayı, zulme asla rıza göstermemeyi, zalime karşı mazlumun yanında olmayı, ihtiyaç içinde olanlara yardım eli uzatmayı kapsayan bir erdemdir. Bu yönüyle adalet, bir karar vermek gerektiğinde tarafların hakkını korumayı, olayları çok yönlü değerlendirmeyi, ön yargısız düşünmeyi, tarafsızlığı, hakkaniyeti, dürüstlüğü, merhameti, şefkati kapsar. Bunlardan birinin eksik olması ya da birinin ağır basması durumunda adaletli olmakta zorlanılır. Adil kişi, kendisine bir zarar gelecek olsa da hak kimden yanaysa yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması için çalışan, hakkın ve haklılığın gereğini yerine getirendir.

İnsan hakları genelde iki kategoride ele alınır. Birincisi “doğuştan getirilen” haklar, diğeri de “sonradan kazanılan” haklardır. Doğuştan getirilen haklar hayat hakkı, mülkiyet hakkı, inanç hürriyeti, düşünce hürriyeti, neslini devam ettirme hürriyeti. Sonradan kazanılan haklar da insanların çalışarak elde ettikleri her türlü kazanımlardır; medeni haklar, siyasal haklar, vatandaşlık hakları ve ticari haklar gibi. İslam’ın insan haklarına ilişkin birinci prensibi “insanların Allah katında eşit oldukları” ise, ikincisi de “adalet” prensibidir. Adalet hem Kuran’da hem de hadislerde en yüksek değer olarak zikredilir ve bu konuyla ilgili Kuran’da pek çok ayet vardır. Nahl suresi 90. Ayette olduğu gibi “ Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor”.

Aile, toplumun özü ve çekirdeğidir. Ailenin temel görevi; insan neslinin devamını sağlamak, toplumun kültür ve değerlerini koruyup yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır. İnsanın başta kendisini yaratan yüce Allah’a karşı görev ve sorumluluklarını ilk öğrendiği yer, ailedir. Daha sonra yakın akrabalara, diğer insanlara, tüm canlı ve cansız varlıklara karşı temel sorumluluklarını ilk olarak aile içinde öğrenir. Onların bizim üzerimizde ne tür hakları var, davranışlarını ve temel duruşlarını nasıl düzenleyecekleri gibi önemli soruların cevaplarını ilk olarak ailede alırlar. Toplumun en küçük birimi ailede tüm fertler arasında karşılıklı hak ve sorumluluklar vardır.

Ailenin mutluluk ve başarı içerisinde yürütülmesi için dikkat edilmesi gerekenler:

1. Karşılıklı saygı: Bu saygı, aile bireylerinin birbirlerinin kişiliğine değer vermesini; birbirlerinin görüşlerine, düşüncelerine ve zevklerine saygı duymasını kapsar ve hayatlarının tüm alanlarını etkiler.

2. Karşılıklı sevgi: İnsanların birçok duygusal ihtiyacı vardır ki en önemlilerinden biri de, sevgiye olan ihtiyaçtır.

3. Birbirini anlamak, affedici ve bağışlayıcı olmak: Ailedeki bireylerin birbirinin hataları ve yanlışlarını affedip bağışlayıcı olması, aile ortamında büyük öneme sahiptir. Bu hususa dikkat etmemek, aileye hâkim olan samimiyet ve huzur ortamını bozarak huzursuzluk, kötümserlik, asabîlik ve memnuniyetsizlik ortamına dönüştürür.

4. Sorumluluk almak: Bu sorumluluklar, aile bireylerinin yetenekleri, yetkileri ve özel koşulları dikkate alınarak belirlenir

5. Ahlâk: İnsanlara, özellikle de eşe ve çocuklara karşı güzel ahlâklı olmak, insanın kişiliğinde derin bir etki bırakır. Tatlı dillilik, insanlara saygı göstermek, alçak gönüllülük, geniş kalplilik, selâm vermek, hâl hatır sormak ve şefkat göstermek, güzel ahlâkın özellikleridir.

6. İyimserlik: Bir insanda kötümserlik galip gelirse, onunla hiçbir dostu arasında barış ve huzur kalmaz.

7. Aile mahremiyetinin korunması: Şöyle ki; aile bireyleri birbirleri arasındaki kusurları, eksiklikleri ve hoşlanılmayan davranışları karşısında sert bir tepki göstermemeli ve şiddete başvurulmamalı; tam tersine, şefkat ve samimiyetle yaklaşılmalıdır. Aile bireyleri, aile içi çatışma ve olumsuzlukları gereksiz şekilde dışarıya yansıtmamalıdırlar.

Bir ailenin temelini oluşturan karı ve koca, birbirlerinin sevinç ve üzüntülerini paylaşmalı, işlerini birbirleriyle danışarak yapmalı, karşılıklı sevgi, güven, birlik ve beraberlik içerisinde bulunmalıdırlar. Diğer taraftan, yalnızca ailemiz içerisindekilere değil, aile büyüklerimize, komşularımıza ve toplumumuz içerisinde bulunan ihtiyaç sahiplerine ve yaşlılara karşı da ayrı bir saygı, özen ve dikkat göstermeliyiz.

Çocuklarımız arasında sevgi ve merhamet göstermekte ve mal paylaşımında adalet ve hakkaniyetten ayrılmamalıyız. Çocuklardan birini diğerlerine tercih etmek bazen kardeşler arasında kıskançlıklara ve düşmanlıklara sebep olabilir.




  • Yazdır
  • Mail Gönder


İlgili Konular » Aile bakanlığı |

 
Zika virüsü bulaşan bebekler
Kanada ve Şili hariç Amerika kıtasındaki tüm ülkeleri tehdit eden Zika virüsünün, Avrupa'ya da sıçramasının ardından tüm dünyada alarma geçildi.


En Çok Okunanlar