Biruya

Biruya Haber Portalı


10:37, 10 Şubat 2016 Çarşamba
Çizgi filmlerin çizdiği beyinler, onların çizdiği çizgide yol alır

Çizgi filmlerin çizdiği beyinler, onların çizdiği çizgide yol alır

Spider Man (örümcek adam), onlarca kat yüksekten atlayan, ipi dev plazalara atıp düz duvarlarda tırmanan bu tip, çocuklara nasıl da büyük bir kahraman(!)




En küçüğünden büyüğüne, bebeklikten gençliğin son evrelerine kadar çocukların vazgeçilmez tutkusu çizgi filmler…

Televizyonun ellerine teslim ettiğimiz taze dimağların, meftunu olduğu çizgi filmlerin mazisinde ve icadında bizim insanımızın ne kadar emeği var?

Çizgi film derken şimdide yetişkinleri dahi kelepçeleyen animasyonların kaçta kaçı bizden bir nefes taşıyor? Gece gündüz insanımıza boca edilen gösterimlerim kaçının kurgusu, yapımı bizim çalışkan(!) insanımızın eseri. Ömer Kawan Alani’nin yönetmenliğini yaptığı 1940 yıllarında Kudüs’te yaşayan bir kızın gerçek yaşam öyküsünü konu alan Zeytinin Hayali, Peygamberlerin hayatından bahseden çizgi filmler, Hay… Velhasıl bir elin parmaklarını geçemeyecek kadar az sayıda olanlar hariç, yüzlerce, binlerce çizgi filmden hiçbiri bizim çocuklarımızın beynine temiz fidanlar dikmiyor.

Küçükken işitilen öğrenilen şeylerin yetişkinlere nazaran taşa yazılan yazı gibi kalıcı olduğu gerçeği genel geçer bir kanun. Binaenaleyh çocuğun kişiliğinin oluşmasında, onu uyaranların sesli ve görüntülü öğelerin yeri büyük…

Genç, taze, her verileni sünger gibi çeken beyinlere, bu batı tandanslı gösterimler neler empoze ediyor? Kilise şablonları, diğer dinlerin ayin ritüelleri, büyücülüğe özendirilen temalar, uçan, olağan üstü güçlere sahip, modeller… Konu itibarıyla ise savaş/çatışma, ezen, öldüren, savaşanın güçlü olarak dayatıldığı hep birbirine benzeyen kurgular… Dimağların bunlarla beslendiğini görünce, gergin, asabi, hiperaktif, yaramaz, kavgacı çocukların saldırgan tavırlarının sebebini bulmuş oluyoruz.

Kendini çizgi film kahramanlarıyla özdeşleştiren, yüksekten uçmaya kalkan, sihirli çubukla her şeyi değiştirmeye çalışan çocukları duydukça; bu tezin doğruluğuyla beraber, yavruları hangi kültürün kucağına attığımızı da esefle gözlemliyoruz.

Sıkıştığı anda dua etmeyi aklına getirmeyi değil, bilmem ne hayali kahramanı çağırmaya kalkan çocuklarımızın, zor anlarında yaratıcıdan dua eden modelleri, figürleri göremedikleri için, o masum halleriyle yaptıkları büyük hatanın tek sorumlusunun, “sorumsuz büyükler” olduğunu biliyoruz.

Teknik kalitesi olmayan çalakalem yazılan saçma senaryoların ki, (bu senaryolar batı orijinli cadı filmlerinden intihal edilerek oluşturulmuş ), saçma konularıyla tamamıyla bir kakofoni oluşturan repliklerin, halktan hüsnü kabul görmesinin sebebi de, muadili düzgün yapımların olmaması değil midir?

Soyut somut ayrımını henüz yapamayan, gerçekle kurguyu ayır edemeyen 0-6 yaşındaki sabilere, uçan adam figürlerinin potansiyel tehlike oluşturduğunu, gazetelerin üçüncü sayfasında, oyun oynarken pencereden düşüp ölen çocuk haberlerinde görüyoruz.

Mesela Spider Man (örümcek adam), onlarca kat yüksekten atlayan, ipi dev plazalara atıp düz duvarlarda tırmanan bu tip, çocuklara nasıl da büyük bir kahraman(!) gibi lanse ediliyor.

Spıder Man’in Amerika’yı temsili, Bat Man’in Rusya’ya öykündüğü söylemleri ortalarda gezdiğinden beri, ne hikmetse her şeyde Spider Man figürleri abartılı şekilde önümüze konuldu. Çocuğunuza silgi mi alacaksınız? Üzerinde Spıder Man resmi olmayanını bulamazsın. Kitap, defter, çanta nevresim, ne alırsanız kızlara pembe Sindi Mondi erkeklere Spıder Man resmi olmayanı bulmanız muhal.

Annesinin elinden tutmuş bir ilkokul çocuğu Fatih Sultan Mehmet’in resmini gördüğü kitabın kapağını göstererek “Bak anne adama ata binmiş diyor,” az sonra Spider Man’i görünce gözlerini açarak “Anne, Spıder Man’in ayaktaki resmi bende yok, bunu alalım” diye sevinç çığlığı atıyor.

Bir yerlerde birilerinin yaptığı hataları, birilerinin rant sevdasını, masum zihinler kirlenerek ödüyor. Kendi büyüğüne “adam” diyor, diğer hayali kahramanın her haline hayran oluyor.

Bizim çocuklarımızın, izlediği filmi, aldığı oyuncağı ve dolayısı ile oluşturacağı düşünce yapısını, kirli mihraklar şekillendiriyor. Bu kirlilik ebediyen düzeltilemeyen bozuk kişilikli fertler, agresif çocuklar ve kimliksiz kalabalıklar olarak bize geri dönüyor.

Çizgi filmlerin çizdiği beyinler, onların çizdiği çizgide yol alıyor.




  • Yazdır
  • Mail Gönder



 
Zika virüsü bulaşan bebekler
Kanada ve Şili hariç Amerika kıtasındaki tüm ülkeleri tehdit eden Zika virüsünün, Avrupa'ya da sıçramasının ardından tüm dünyada alarma geçildi.


En Çok Okunanlar